islami forum

Gönderen Konu: AMELLERİN EN FAZİLETLİSİ  (Okunma sayısı 684 defa)

((medine))

  • Hero Member
  • *****
  • İleti: 925
  • Karma: +1/-0
  • HİMMET İÇİN HİZMET..HİZMET İÇİN GAYRET....
AMELLERİN EN FAZİLETLİSİ
« : Ocak 25, 2008, 12:10:04 ös »
AMELLERİN EN FAZİLETLİSİ
ERDEM
Amellerin en faziletlisi, Allahu Teala'nın rızası için başlanılan ve yine O'nun rızasına uygun olarak bitirilen, daha sonra da onu bozacak herhangi bir şeyle bozulmayan ameldir. Bundan daha üstün olanı ise, kulun bir amele Allahu Teala ile başlaması, amel esnasında Allahu Teala ile birlikte sebat etmesi ve Allahu Teala ile birlikte o ameli bitirmesidir. Bu, muvahhidler arasında yakîn sahipleri ile ariflerin sahip olduğu makamdır.
 
Amellerin en sıhhatli ve en ihlaslı olanı, Allahu Teala'nın rızası için yapılanıdır. Bu düşünce, ameli işleyen kişinin amelinin başında bulunduğu gibi amelin ortasında da bulunmalı, kişi o ameli işlerken Allah'ın huzurunda gibi olmalı, yine amelin sonunda da düşüncesi Allahu Teala'nın rızası olmalıdır. Ameli bitirdikten sonra onu insanlara açıklamamalı, o amel ile halka karşı gösteriş yapmamalıdır. İşlediği amele karşılık yüceler yücesi Allah'tan bir karşılık istememeli; aksine, işlediği ameli unutup Mevlâ'sının zikri ile meşgul olmalıdır.

BİR AMELDE BİRÇOK NİYET

Mescitlerde halka yapıp oturmak dinin değerli saydığı işlerden ve muttakilerin faziletli amellerindendir. İnsan mescitte otururken on niyeti birden taşımalıdır. Allah'ın evi kabul edilen mescitte Mevlâ'sını ziyaret etmek bu niyetlerden biridir. Namazı kıldıktan sonra diğer namazı beklemek de bir niyettir. Nitekim “ Ey iman edenler! Sabredin; (düşman karşısında) sebat gösterin; (cihad için) hazırlıklı ve uyanık bulunun ve Allah'tan korkun ki başarıya ulaşabilesiniz”101 ayetinin tefsirinde rivayet edildiğine göre, ayetin metninde geçen murâbata etmek; ibadetleri yapmakta uyanık ve dikkatli olmaktır. Diğer bir niyet; gözünü ve kulağını dışarı ile ilgilenmekten keserek sadece Rabbine yönelmektir. Bu konudaki bir hadis-i şerifte: “Benim ümmetimin ruhbanlığı/halktan ilgisini kesmesi, mescitlerde oturmaktır!”102 buyurulmuştur. Yine mescitte bulunurken itikaf niyeti taşımalıdır. Zaten itikâfın aslı; bütün düşünceyi kalpte toplamak ve sırrı Allahu Teala'nın muhabbetine bağlamaktır. Mescitte kurulacak bir diğer niyet, Allahu Teala'yı zikretmek, O'nun zikrini ve O'nu anlatan sözleri dinlemek olmalıdır. Nitekim bir hadis-i şerifte: “ Kim Allahu Teala'yı zikretmek ve zikredilmesini sağlamak için mescide giderse, tıpkı Allah yolunda cihad eden kimse gibidir”103 buyrulmuştur.

Buna benzer bir hadiste de; ilim öğretmek veya öğrenmek için bir mecliste oturan kişi de Allahyolunda cihad eden kimseye benzetilmiştir.104 Aynı şekilde, bir din kardeşinin istifade etmesi için, ya da Allahu Teala'nın rahmetinin inmesi için, yahut korkudan ve utanma duygusundan günahları terk etmeleri için bir mecliste oturmak da Allah yolunda cihad etmek gibi değerlendirilmiştir.

Bu konuda Hasan b. Ali (r.a), Resûlullah’tan (s.a.v) şöyle rivayet eder: “Mescitlere sık sık gitmeyi alışkanlık hâline getiren kişiyi Allahu Teala şu yedi hasletin biri ile rızıklandırır: Ya bir din kardeşi kendisinden istifade eder, ya bulunduğu meclise onun sebebiyle rahmet iner, ya orada bulunanlar ilminden faydalanır, ya söylediği bir söz ile kişilere doğru yolu gösterir, ya da çirkin bir işten vazgeçmelerini sağlar, yahut kendisinden korkup utanmaları sebebiyle günahların terk edilmesine sebep olur!”105 Niyetinde ihlası elde etmek; ihlasın zıddı olan şeyleri kalpten çıkarmak, diğer maksatları ve gayeleri terk etmekle olur. İstek ve arzuların sayısı çok olsa da, kişi niyet ve kasd ile bunu tek şeye indirebilir. Niyetin sadece Allahu Teala'nın rızasını kazanmaya bağlanması ile kul amellerde ihlası elde etmiş olur.

Bu konuda zatın birisinin şöyle dediği anlatılır: “Bir deniz gazasına katılmıştım; birisi yem torbasını satmak istedi, ben de kendi kendime: “Onu satın alayım; cihad boyunca onu kullanır istifade ederim, falanca şehre vardığımda satar ondan kâr ederim!” dedim. Bu düşünceyle onu satın aldım. O gece bir rüya gördüm: Gökten iki şahıs indi ve biri arkadaşına: “Cihada katılanların isimlerini yaz, deftere kaydet! Yaz; falanca kişi gezmek için katıldı, falanca kişi gösteriş için katıldı, falanca kişi ticaret için katıldı ve falanca kişi Allah yolunda cihad etmek için katıldı!” dedi, sonra bana baktı ve: “Yaz; falanca kişi de ticaret için katıldı!” dedi. Bunun üzerine ben: “Allah Allah! Vallahi ben ticaret yapmak için katılmadım! Zaten yanımda da ticaret yapacak bir şey yoktur. Ben sadece Allah yolunda cihad etmek için yola çıktım!” dedim. Bana: “Ey ihtiyar! Sen kazanç sağlamak maksadıyla dün bir yem torbası satın almadın mı?” dedi; ben ağlamaya başladım ve: “Beni ticaret için geldi diye yazmayın!” dedim. Yazan kişi arkadaşına baktı ve: “Ne dersin?” diye sordu. Arkadaşı da: “Yaz; falanca kişi Allah yolunda cihad etmek için çıktı, ancak yolda ticaret etmek maksadıyla bir yem torbası satın aldı. Allahu Teala kıyamet gününde onun hakkındaki hükmünü verinceye kadar bu şekilde kalsın!”

Kalplerin azığı kutul-kulub 101 Âl-i İmrân 3/200. 102 Bkz: Aclûnî, Keşfu'l-Hafâ, 1/436, No: 1406. Bu manadaki hadisler için bkz. Heysemî, Mecmau’z-Zevâid, 5/506-507, No: 9431-9432 103 Ebu Davud, Cihad,11; İbnu Hıbban, Sahih, No: 449; Münzirî, et-Terğîb 1/479. 104 Taberânî, el-Mu‘cemu'l-Kebîr, 6/6139; Heysemî, Mecmau’z-Zevâid, 2/

 
bilvanisi.net alinti