Resûlullah (s.a.v) Efendimize:
"Ey Allah'ın Resûlü! Allah'ın velileri kimlerdir?
diye sorulduğunda şu cevabı verdiler:
"Allah'ın velileri görüldüklerinde yüce Allah'ı
hatırlatan kimselerdir."62
Arifler demişlerdir ki: Bir kimsenin veli olduğunun en büyük alameti, yüzünü
görenlerin, meclisine ve sohbetine girenlerin Yüce Allah'ı zikretmesi,
kalbinin dünyadan soğuması, ahirete yönelip ibadete ısınmasıdır.63
Kâmil mürşidler, kalbi fani sevgi ve sevgililerden çözüp, ebedi sevgiliye
Yüce Mevla'ya bağlarlar. Yeter ki mürid, kalbini onların önüne bırakıp
teslim etsin.
Büyük veli Hakim et-Tirmizi (k.s), irşadla görevli bir veliyi görmenin
kazancını şöyle ifade ediyor:
"Kâmil insanın yüzünde parlayan Allah'ın nuru,
Hakkı arayan kimseye Allah'ın yüceliğini hatırlatır. Böyle bir nuru görmek
insanı kötü ve çirkin işlerden alıkoyar."64
İmam Sühreverdi (k.s), velilerdeki nazarın kalbe nasıl ilaç olduğunu şöyle
anlatmıştır:
"Salih ve sadık kimselerle her buluşmada müridin edep ve takvası artar.
Ehlullahın sözleri gibi, nurlu nazarları da fayda verir. "Nazarı sana fayda
vermeyenin, sözü de fayda sağlamaz." denmiştir. Yani, bir kâmil mürşid
müridlerine diliyle anlattığından daha çok, hâli, edebi ve heybetiyle
konuşur. Sadık bir mürid, mürşidinin sükutuna, konuşmasına, halkın içindeki
hâline, yalnızlıktaki edebine yani bütün hâl ve hareketlerine bakarak
istifade eder. İşte bu, kâmil bir insanı görmenin kazancıdır.
Hiç şüphesiz, ilimde yüksek seviyeye ulaşmış, fazilet ve takva sahibi Allah
dostlarının nazarlar kalp hastalıklar için en faydalı ilaçtır. Bir kâmil
mürşid, sadık bir müride nazar ettiğinde müridin kalbi yumuşar, içine nur
akar ve Allahu Teala'nın özel ikramlarını almaya kabiliyet kazanır.
Allahu Teala bazı sevdiği kullarına öyle bir nurani nazar gücü vermiştir ki
o, sadık bir müridine yöneldiği ve nazar ettiği zaman ona pek çok manevî
hâller kazandırır.65
Gavs-ı Sânî Hz.leri, kamil mürşidlerin nazarının
etkisini şu misalle anlatmıştır:
"Sâdât-ı Kiram'ın nazarı kaplumbağa nazarı gibidir. Kaplumbağa yumurtasını
yapar, biraz geri çekilir, yumurtaya bir müddet nazar eder. Sonra onu kuma
veya toprağa gömüp gider. Onun bu bakışı yumurtayı olgunlaştırmaya yeter ve
belli bir müddet sonra yavru meydana gelir. Sâdât-ı Kiram'ın nazarı da kalbi
olgunlaştırır. Allah dostlarının nazar ilahî bir nurdur. Bu nur kalbin ilacı
olur. Allahu Teala kudsî bir hadiste dostlarına verdiği bu nur hakkında
şöyle buyurmuştur:
"Ben kulumu sevdim mi onun işiten kulağı, gören
gözü, tutan eli, yürüyen ayağı olurum. O benimle görür, benimle işitir,
benimle tutar, benimle yürür. Benden herhangi birşey isterse onu verir, bana
sığınırsa muhakkak onu himâye ederim."66 İşte,
Sâdât-ı Kiram bu yüce devlete ermiştir. Allahu Teala onlara bu yetkiyi
vermiştir."
|