Hatme, cemaat ile toplu hâlde yapılan bir halka
zikridir. Kur'an ve sünnette övülen ve teşvik edilen zikir çeşitlerinden
birisidir.
Kur'an-ı Hakim'de sabah akşam dua, ibadet ve zikir edenlerle beraber
bulunmaya şöyle teşvik edilmiştir:
"Resûlüm! Sabah akşam Rablerine, O'nun rızasını
isteyerek dua (ibadet ve zikir) edenlerle birlikte bulunmaya candan sabret.
Dünya hayatının süsünü isteyerek gözlerini onlardan çevirme."22
Bu ayet indiği zaman Resûlulah (s.a.v) Efendimiz, bu kimseleri araştırmak
için mescide çıktı. Mescitte zikreden bir topluluk buldu. Bunlar elbiseleri
eski fakir ve garip Müslümanlardı. Onları görünce hemen yanlarına oturdu ve:
"Ümmetim içinde benim kendileriyle birlikte
olmamı emrettiği kimseleri yaratan Allah'a ham dolsun."
Buyurdu.23
Bu ne büyük bir tevazu ve edep örneğidir. Elbette Allah Resûlü (s.a.v)
Efendimiz, kendileriyle birlikte olması emredilen kimselerden her yönüyle
üstündü. Fakat, Yüce Allah bu emirle önce onların oluşturduğu zikir
meclisinin faziletini gösterdi. Sonra, Efendimizin (s.a.v) yüksek tevazusunu
bize gösterip kendisini örnek almamızı istedi. Ayrıca Efendimizin (s.a.v)
onların içlerinde bulunup kendilerini şereflendirmesi ve onlara feyiz
vermesi için bu emri verdi.
Bir rivayette, Efendimiz (s.a.v), mescitte zikredenlerin yanına gelerek:
"Sizin üzerinize Allah'ın rahmetinin indiğini
gördüm; ona sizinle ben de ortak olmak istiyorum."
Buyurdular ve halkaya oturdular.24
Rasululah (s.a.v) Efendimiz, bir defasında:
"Cennet bahçelerine uğradığınızda, oralardan çokça
istifade edin." buyurdu. Ashab-ı Kiram:
"Cennet bahçeleri neresidir?"
diye sorduklarında, Rasul-i Ekrem (s.a.v) Efendimiz:
"Zikir halkalarıdır."
buyurdu.25
Yine Efendimiz (s.a.v), mescitte halka şeklinde toplanmış bir grup ashabının
yanına uğradı. Onlara:
"Burada ne yapıyorsunuz? "
diye sordu. Halkadakiler:
"Allah'ı zikrediyoruz, bizi İslam'a ulaştırdığı ve
ihsanlarda bulunduğu için O'na hamd ediyoruz."
Dediler. Efendimiz (s.a.v) onlara:
"Allah için soruyorum, siz gerçekten bunun için mi
oturdunuz?" diye sordu; Sahabeler:
"Vallahi biz ancak bunun için oturduk."
dediler. Bunun üzerine Efendimiz (s.a.v):
"Yanlış anlamayın, ben sizi suçlamak için yemin
etmenizi istemedim. Ben sizin asıl niyetinizi öğrenmek ve size şu müjdeyi
vermek için geldim. Bana Cibril geldi ve haber verdi ki: Allah sizinle
melekleri yanında övünmektedir."26
Şu müjde de önemli:
"Herhangi bir topluluk sırf Allah rızası için
toplanıp Allah'ı zikrederse, görevli bir melek semadan onlara şöyle seslenir:
"Günahlarınız affedilmiş olarak kalkın, hiç şüphesiz günahlarınız iyiliğe
çevrildi."27
İşte halka şeklinde yapılan Hatme-i Hacegan da bu övülen zikir çeşitlerinden
birisidir. Görüldüğü gibi halka hâlinde cemaatle zikir yapmak övülmüş fakat
halkada ne okunacağı konusunda bir şey belirtilmemiştir. Bunun için, zikir
sayılacak şeylerden ne okunsa zikir yapılmış ve bu müjdeye ulaşılmış olur.
Hatmede okunan zikir ve dua çeşitleri de sünnet-i seniyyeden alınmıştır.
Hatmeyi bugünkü usul üzere Abdulhâlik Gücdevani Hz.leri tertip etmiştir.
"Hatm-i Hâcegân"
diye de anılır. Hâcegân, ulu zatlar, efendiler, büyük hocalar demektir.
Hatm-i Hâcegân büyük velilerin tertip, talim ve tatbik ettiği hatim demektir.
Bu zikre hatim ve hatme denmesinin bir sebebi şudur: Bu yolun büyükleri
müridleri ile bir meclis kurduklarında toplantıyı bu zikirle bitirirlerdi.
Onlara has bir uygulama olarak bu zikre "Hatm-i
Hâcegan" denmiştir.
Bu zikirlere hatim denmesinin bir diğer sebebi, içinde okunan Fatiha ve
İhlasların hatim sevabına denk olmasındandır. Çünkü Resûlullah (s.a.v)
Efendimiz, ihlas sûresini üç defa okuyan kimsenin Kur'an'ı bir kere
hatmetmiş gibi sevap elde edeceğini müjdelemiştir.28 Büyük hatmede toplam
bin defa İhlas sûresi okunmaktadır. Bu da üç yüz otuz üç (333) Kur'an hatim
sevabına denktir. Onun için büyükler bu zikre çok önem vermişlerdir. Öyle ki
çok ciddi bir hastalık ve ağır yolculuk hâlleri hariç, bütün ömürleri
boyunca bu zikri hiç aksatmamışlardır.
Hatme Nakşibendî yolunun büyüklerinin tercih ve tatbik ettiği usul üzere
yapılır. "Büyük Hatme" ve
"Küçük Hatme" olmak üzere
iki kısımdır.
|