Mürşid-i kâmil, ilahi takdire teslim olmayı en
büyük amel görür; bunun için ilahi hükme tabi olur. O, bütün faydanın ve
zararın, iman ve hidayetin, rahmet ve azabın, tatlının ve acının Yüce
Allah'ın kudret elinde olduğunu bilir; devamlı O'na yönelir; O'na güvenir.
Asıl veren Allah'tır; kâmil veli, kula verilen rahmet, feyiz ve muhabbet
için bir vasıtadır.
Yüce Allah, dünya aleminde rahmetini ve nimetlerini kulları eliyle
ulaştırmayı sevmektedir. Bunun için melekleri, peygamberleri, velileri ve
diğer sebepleri yaratmıştır.
Himmet bir keramet çeşididir. Yüce Allah'ın dostlarına bir ikramı olan
keramet, ilahi kudretin tecellisidir. Yüce Allah, Peygamberlerini (a.s) bir
çok mucize ile desteklediği gibi; irşatla görevli velilerini de özel
yetkilerle donatıp desteklemiştir.
Keramet haktır, vardır ve vâkidir. Keramet, ikiye ayrılır. Birisi, zâhirî
alemdeki maddi işlerde olur. Bunun çeşitleri çoktur. Diğeri, manevî
keramettir; mâna aleminde zuhur eder, kalp, gönül ve ruh üzerinde
gerçekleşir. Veli için, havada uçmak, ateşi yutmak, bir anda dünyayı gezip
dolaşmak gibi maddi kerametler şart değildir. Ancak mânevi kerametin her
velide bulunması şarttır.
En büyük manevi keramet, velideki sarsılmaz iman, yakin, ilahi feyiz, aşk,
kalplere tasarruf etme, gönülleri Allah'a bağlama, nefsi ıslah edip kötü bir
sıfatı iyi ahlaka çevirme ve gece gündüz istikamet üzere hak yolda yürüme
kerametidir.
Yüce Allah, kâmil mürşidlere mâna aleminde, ruh ve kalp ikliminde tasarruf
etme, gönülleri tesiri altına alma, ilahi nur ve nazarla azgın nefisleri
uslandırma ve terbiye etme yetkisi vermiştir. Onlar, mana aleminin
sultanlarıdır. Onlardan iman selameti ve gönül safiyeti için himmet ve
yardım istemelidir; kalbimizin dirilmesi için feyizleri talep edilmelidir.
Nefsimizi terbiye için nurlu nazarları altına girmeye can atmalıdır.
Kâmil mürşidler, Yüce Allah'ın: "Eğer siz
Allah'a (yani O'nun dinine) yardım ederseniz, Allah da size yardım eder."118
Ayetinin sırrına ve müjdesine ulaşmışlardır. Onların üzerinde hiç eksilmeyen
bir rahmet, feyiz ve ilahi destek vardır. Onlar bu destekle Yüce Allah'ın
dinini yaşamakta ve gönüllere ilahi sevgiyi aşılamaktadırlar. Yoksa bu iş
maddi akıl, fikir, para, edebiyat ve temenni ile olacak bir şey değildir. |