| NEFSİN SIFAT VE MERTEBELERİ |
Nefsin bir çok mana ve sıfatları vardır. Nefs,
insanın zatı anlamına gelir. Ayrıca, ruh, hayat, can gibi manaları da vardır.
Ayrıca, Emir âleminden olup yeri iki kaşın arası olan ve diğer latifelerle
birlikte üzerinde zikir çekilen manevî sıfata da nefs denmiştir. İnsanın
rûhu olan manevî cevhere "Nefs-i Nâtıka" da denir. 2-Nefs-i Levvâme:
Kendini kınayan, kötüleyen, azarlayan nefis demektir. Tövbe ve terbiye ile
bir derece uyanan nefis, bu merhalede kendi işlediği kötülükleri önce zevk
alıp yapsa da peşinden pişman olur, kendisini kınar, yapmamak için karar
verir. Ancak günah önüne gelince, duramaz, yine içine düşer. Sonra pişman
olur. İyilik ile kötülükler arasında bucalar durur. Eğer nefs, ilahi rahmet
ve manevî bir feyiz ile desteklenirse, bu halden kurtulur. Kur'an-ı Hakim'de: 3-Nefs-i Mülhime:
İlham, feyiz ve keşfe ulaşan ve hayırda kalbe yoldaş olan nefis demektir.
Nefis tövbe ile günahların ağırlığından ve şehvet bağından kurtulup itaate
yönelirse, ilham ve feyiz almaya kabiliyet kazanır. Artık, haramdan kaçar,
hayırlara koşar. İbadet ve zikirden lezzet alır. Kalbinde ilahi aşk ateşi
parlayama başlar. Bu nur ile iyi ve kötüyü seçer. Ancak şeytan kalbine
girmeye yol arar. Peşini bırakmaz. Günah ile kandıramazsa, ibadetleri içinde
kandırmaya çalışır. Kendini beğendirir, insanları küçük ve değersiz gösterir.
İçine azaptan emniyet hissi verir, Haktan koparmaya uğraşır. Bu mertebedeki
hak yolcusuna kamil bir mürşid nezaret ve yardım ederse, tehlikelerden
kurtulur. Yoksa, gizli yollarla tehlikeli hâllere düşme ihtimali mevcuttur. 4-Nefs-i Mutmainne:
Huzur bulmuş, sakin olmuş, rahatlamış, ızdırabı dinmiş, şek ve şüphesi
gitmiş nefis demektir. Bu mertebe, Yüce Allah'a dostluk yani velâyet
mertebesidir. Bu merhalede nefs, kalple birlikte bütün ilahi emirlere sevgi
ile uyar. Şek ve şüphesi kalmaz. Izdıraplardan kurtulur. Manevî tecellilere
ulaşır; feyizlenir, tatlanır, artık her işte Yüce Allah'ın rızasını hedefe
alır. O'na teslim olur. İtaati süreklidir. Kur'an-ı Hakim'de: 5-Nefs-i Râdiye:
Allah'tan razı olan, O'ndan gayri her şeyi gözünden silip atan ve sadece
Rabbine nazar eden nefis demektir. Bu sıfata ulaşan nefis, kendi iradesini
Yüce Allah'ın iradesine teslim eder. O'nun için sever, O'nun için kızar;
O'nun için yaşar. Acı tatlı her şeyde ilahi rızayı arar, edebi korur.
Herkese rahmet olur, kimseye sıkıntı vermez. Bütün insanlara şefkat gözüyle
bakar. 6-Nefs-i Merdıyye:
Yüce Allah'ın kendisinden razı olduğu nefistir. Bu nefis sahibi öyle terbiye
olmuştur ki, ne yapsa Allah rızasına uygun olur. Günahları unutur; ilahi aşk
denizinde yüzer; her şeyi ile âleme rahmet olur. Ona keşif ve keramet olarak
ne verilse, o Allah rızasında başka bir şeye iltifat etmez. Bu makam büyük
velilerin, ariflerin, kâmil insanların makamıdır. 7-Nefs-i Kâmile:
Kâmil, olgun, tertemiz, sâfi nefis demektir. Bu makamdaki nefis sahipleri,
Allahu Teala'nın en seçkin, en has kullarıdır. Onlar, ilahi aşkı ve edebi en
üst düzeyde temsil eden kutup insanlardır. Onlar, Allah'ın yeryüzündeki
delili ve gerçek peygamber varisidirler. Halkı irşad ile görevlidirler.
Bütün güzel ahlakları bünyelerinde toplamışlardır. Gavs, kutup diye anılan
zatlar bu makamdadır. |