Her mümin ziyaret için gittiği mürşid-i kâmili,
Allah ve Rasulunün bir emaneti olarak görmelidir. Ona karşı yapacağı
hürmetin, aslında Allah ve Resûlüne yapılan bir hürmet çeşidi olduğuna
inanmalıdır.
Herkes kalbindeki Allah ve Peygamber sevgisini, kendisindeki edeb ve hürmet
anlayışını, velilere karşı tavrıyla ölçebilir. Çünkü veli yeryüzünde Allahu
Teala'nın şahidi ve hâlifesidir. Hz. Resûlullah (s.a.v) Efendimizin
varisidir. Bir insan kendi zamanında yaşayan kâmil mürşidlere ve Rabbani
alimlere ne derece hürmet ve edep gösterebiliyorsa, onun Hz. Peygambere
karşı yapabileceği hürmet de ancak o kadardır. Bu bir ölçüdür.
Kâmil mürşide gitmenin asıl hedefi, kâmil insan olmaktır. Kâmil olmak zordur.
Onun için ilk işimiz kâmil ve salih insanlarla beraber bulunmaktır. Allahu
Teala ayetinde:
"Ey iman edenler! Allah'tan korkun ve sadık
kullarımla beraber olun!"57 emrini vermiştir.
Demek ki Allah'tan korkmanın en güzel yolu Allahu Teala'nın sadık ve salih
dostları ile beraber olmaktır.58 Zahirdeki bu sevgi ve beraberlik sonuçta
insanı:
"Kişi sevdiği ile beraberdir."
59 hadisinin müjdesine ulaştırır.
Dünyada Allah dostlarını seven, hayatının sonuna kadar peşlerinden giden
kimse -inşaallah- ahirette de onlarla beraber olur. Efendimiz'in (s.a.v şu
müjdesini duyup da sevinmemek elde değil:
"Bir kimse sevdiği bir topluluğun amelini yapmamış
olsa bile kıyamet günü onlarla birlikte mahşer yerine getirilir ve beraberce
hesaba çekilir." 60
Velilerden Ebu Bekir Tilmisani (k.s) demiştir ki:
"Allah'la sohbet ediniz. Eğer buna güç
yetiremezseniz, Allah'la sohbet eden ariflerle beraber bulununuz ki, onların
bereketi sizi Allah'la beraber olmaya ulaştırsın."61
Mürşid-i kâmile gitmenin ve ziyaret etmenin en önemli faydası, onun nazarlar
altına girmek, kendisiyle aynı meclisi paylaşmak, feyiz ve edebinden
nasiplenmek, üzerindeki ilahi nur, heybet ve huşuya bakıp Allahu Teala'yı
hatırlamak ve zikretmektir.
Rabbü'lalemin, velileri nurunu yansıtan birer ayna yapmıştır. Güneş nasıl
dış dünyamızı aydınlatan, ısıtan, meyveleri tatlandıran ve olgunlaştıran bir
sebep yapılmışsa, veliler de gönül dünyamız için manevi nur, feyiz, şuur,
tat ve hayat sebebi yapılmıştır.
|