Maddenin Putlaştırılması

"Hevâ ve hevesini kendisine bir ilah edinen ve Allah'ın kendisini bir bilgi üzerinde saptırdığı, kulağını ve kalbini mühürlediği ve gözüne de bir perde çektiği kimseyi gördün mü, (o, ne tuhaf durumlara düşüyor.) Artık onu Allah'tan başka kim doğru yola eriştirebiiir. Hâlâ gerçekleri düşünüp ibret almayacak mısınız?

Onlar: Hayat ancak yaşadığımız dünya hayatıdır. Yaşarız, ölürüz, bizi ancak zaman helak eder." derler. Onlar bunu bir ilme göre söylemiyorlar. Onlar sadace zanna göre hüküm veriyorlar."( Câsiye, 23)

İlah; kalbi çeken, sevgi ile kendisine bağlanılan ve muhabbetle hizmet yapılan varlık demektir.

İnsanın bir şeye fazla düşkünlüğüne ve aşırı sevgisine "hevâ" denir. Hevâsmı ilah etti demek; hevesine kapıldı, hislerinin peşi sıra takıldı, kötü arzuları kendisini nereye çekti ise oraya gitti, Allanın emrini unuttu, nefsine kulluk etti demektir. Bu manada ilah, Allah'tan başka varlıklar için de kullanılabilir. Kur'an-ı Hakim'de putlara da ilah denilmiştir.

İnsan, iman nurundan mahrum kalıp nefsiyle başbaşa kalınca, nevasını da helvasını da puta çevirmektedir. Eliyle yonttuğu taşı, mermeri put şekline sokup önünde diz çökerek ondan medet bekleyen bu insandır. Bir damla meniden ibaret olan aslını unutup, kibir ve kahırla insanları korkutup kendisini ilah ilan eden yine bu insandır. Acaba insan, kalbinin sevgi kıblesini nasıl değiştiriyor ve fâni olan dünyayı seçip, bakî olan Yüce Mevla'yı hangi cesaretle terkediyor, hayret doğrusu!.

Halbuki, insandaki kalp Arş'a ait bir cevherdir. O, eşya ile huzur bulamaz. Yüce Yaratıcımız, kalbin ancak kendisi ile huzur bulacağını haber veriyor ve buna şu şekilde dikkat çekiyor:

"Dikkat edin! Kalbler ancak Allah'ın zikriyle huzur bulur."( Ra'd/28)