ALLAHU TEALA'NIN SIFATLARI

İman Allahu Teala'nın hidâyetiyle elde edilir. İrfana da O'nun inayet ve yardımıyla ulaşılır. İlahi yardımla insan iman dairesine ilk adımını atmış olur. İmanın evveli Allahu Teala'nın varlığını ve birliğini bilmektir. Sonra emirlerini bilmek gelir. Devamı ihlas ile amel etmektir. İhlasla amelin sonu yakin ve marifetullahtır. Onun neticesi ise muhabbe-tullahtır. Kul Yüce Rabbinden, Rabbi de kuldan razı olunca, her iki dünyanın izzeti, şerefi, tadı ve saadeti ele geçirilmiş olur.

Biz, Allahu Teala'ya ait olan bütün isim ve sıfatlara O'nun emrettiği ve öğrettiği şekilde iman ederiz. Şunu da belirtelim ki O'nun Yüce Zatının varlığına ve birliğine en büyük delil, yine kendisidir. O kendisini tanıtmazsa kimse O'nu tanıyamaz; O gel demezse kimse O'na gidemez. Buna hidâyet ve inayet delili denir. Onun için bir arife: "Rabbini nasıl tanıdın?" diye sorulunca: "Ben Rabbimi Rabbimle tanıdım" cevabını vermiştir.

Allahu Teala sırf akılla tanınıp sevilseydi, deliler ve çocuklar hariç bütün insanların hidayet üzerinde olması gerekirdi. Fakat dünya kadar delil ve isbat gösteriyor ki, hidayet ve nur olmadan sırf akıl, deney, gözlem, inceleme, araştırma, düşünme, kendince ruhu terbiye yollarına girme bu işte yeterli değildir. İmanın kemale ermesi için bunların faydası vardır, ancak imanın elde edilmesi bunlara bağlı değildir. İman ilahi bir tercihidir, kıymeti ölçülemez bir hediyedir. Ona sahip olanlar hakkını vermeli, şükrünü eda etmelidir. Onu korumak için her çile çekilmelidir. Bütün Peygamberlerin ve Ashab-ı Kiram'ın iman mücadelesi iyi bilinmelidir. Canından, malından vazgeçen fakat iman davasından vazgeçmeyen Allah yolunda her şeylerini veren Allah dostları, şehitler, aşıklar, alimler örnek alınmalıdır. Günümüz insanına hakim olan akılcılık, madde aşkı, makam hırsı, sen-ben kavgası, geçim kaygısı ile kalpler Allahu Teala'yı tanıyamaz, imanın tadını tadamaz. Bugün imanımızı muhafaza için ilahi sevgiye ve Allah dostlarıyla beraber olmaya ne kadar muhtacız.