| KADERE İMAN, KEDERLERE İLAÇTIR |
|
Kadere iman edenin kederi gider, ızdırabı diner. Kul marifeti ölçüsünde Yüce Allah'ın tercih ve tecellilerindeki hikmeti anlar; Rabbini tanımanın tadını tadar. Mü'min karşılaştığı her şeye hikmet gözüyle bakar. Şu ayet-i kerime bu yolda kendisine ışık tutar:"Ho ş görmediğiniz bir şey, sizin için daha hayırlı olabilir. Sizin hoş gördüğünüz ve olmasını istediğiniz bir şey ise sizin için kötü olabilir, işin aslını ve hayırlısını siz bilmezsiniz; Allah bilir."( Bakara, 216.)Kadere inanan kimse tevekkül sahibi olur. Elde etmek istedi ği şeylere ulaşmak için bütün gayretini kullanır, lazım olan tedbirleri alır; sonuca razı olur.Kadere inanan kimse, eline geçen dünya mal ına ve değerlerine güvenmez, elinden kaçırdıkları için de üzülmez. Çünkü bütün bunlar ilahi bir taksime göre kula gelir. Ele geçen nimetler bazı insanlar için saadet olurken, bazıları için felakete kapı açar.Allah' ın takdir ve taksimine inanan kimse rızık endişesi çekmez; yarın ne yiyeceğim derdine düşmez. Rızkının ecelinin önünde olduğunu, rızkını yemeden ölmeyeceğini bilir, kanaat ve sabır sahibi olur.İlahi taksim ve takdire inanan kimse, kimseye haset etmez; kin ateşiyle erimez. Kendisinde olmayan nimet ve faziletlerin başkasında olmasına kızmaz; Rabbinin taksimine razı olur; rahat eder. Kadere inanan kalbler, karamsar olmaz. Ac ı-tatlı her şeyin bir dönemi olduğunu, geceden sonra gündüzün beklendiğini, zorlukların peşinden muhakkak bir kolaylığın geldiğini bilir, sabırla bekler, acılardaki hikmeti seyreder, tatlı günlerine şükreder.Kadere inanan kimse, hiçkimseyi k ınamaz, ayıplamaz, yaratılışındaki bir kusurundan dolayı insanları alaya almaz. Çünkü bütün suret, şekil ve fıtratlar alemlerin Rabbi olan Allah'ın takdir ve tercihine göre olmaktadır. Yaratanı tanıyan kimse yaratılanı hoş görür; gönlü hoş olur.Kadere inanan kimse, ameline ve elindeki nimetlere güvenmez. İyilikleri kendinden bilmez, onlarla övünmez. İşin başına değil, sonuna bakar. Ümit ve korku arasında kulluk yapar. Hiçbir zaman ilahi rahmetten ümidini kesmez; ancak kaderin hükmünü bilmediği için ben kurtuldum da diyemez. Günah işleyen mü'minlere lanet okumaz, merhamet eder, onlara ümit verir; güzel hâle, tevbeye davet eder; akıbetlerinin hayırlı olabileceğini söyler. Devamlı Allahu Teala'ya karşı güzel zan içinde yaşar. İçinde bulunduğu duruma göre hüküm vermez. Her şeyin sona göre değerlendirildiğini bilir.Son sözümüz, Kur'an Sünnet diliyle dua olsun: "Ey kalpleri istedi ği gibi evirip çeviren Allahım! Kalplerimizi dininde ve sevginde sabit kıl.""Ey Rabbimiz! Bizi hidayetine ula ştırdıktan sonra kalplerimizi hak yoldan kaydırma. Bize tarafından bir rahmet ihsan et. Sen hiç karşılık beklemeden çokça ikram edensin.""Allah ım! Bizim saadet sebebimiz olan dinimizi ıslah et. İçinde yaşadığımız dünyamızı ıslah ve güzel et. Dönüş yerimiz olan ve ebediyyen kalacağımız ahiretimizi de ıslah ve güzel et. Hayatı bizim için hayırları artırma sebebi yap. Ölümü de sıkıntılardan rahatlama vesilesi yap.""Allah ım! Gazabından rızana sığınırız. Azabından affına sığınırız. Senden yine sana sığınırız. Senin verdiğini engelleyecek, vermediğini de verecek kimse yoktur. Sen dilemezsen bize kimseden bir hayır gelmez." |