| Doğruluk-Sıdk: |
|
Peygamberler özleri, sözleri, niyet ve hedefleri dosdoğru kimselerdir. Onlar ilahi kontrol altında Cenab-ı Hakk'ın sözcülüğünü yapmaktadırlar. Saadetli ağızlarından çıkan her şey haktır, doğrudur. Yalan, yanlış, yapmacık, noksan, ayıp ve kusurlu bir söz söylemezler. Nebilerin son altın halkasını temsil eden Hz. Rasulullah (s.a.v) efendimiz, doğruluk, eminlik ve mertliğin zirvesinde idi. Daha peygamberliğini ilan etmeden önce Mekke'liler kendisine Muhammedü'l-Emin= güvenilir, emin Muhammed ismini takmışlardı. (ibnu Hişam, Siret, l, 209; Ahmed, Müsned, Hakka, 44-47. Necm, 3-4.l, 425.) Bir peygamber ne din işinde ne de dünya işinde asla yalan söylemez. Çünkü daha söze dökülmeden gönülden geçenleri bilen ve takib eden Yüce Rabbimiz, Habibi Hz. Muhammed'in emniyetini ve nasıl takib edildiğini şu ayetinde belirtmiştir: "Eğer o peygamber bizim adımıza bazı sözler uydurmuş olsaydı, elbette onu kuvvetle yakalar, sonra da onun can damarını koparır onu yaşatmazdık. Sizden hiç kimse de buna mani olamazdı."(Hakka 44-47) İşte peygamberler böyle ciddi bir vazife görmektedirler ve o vazife başında son derece ciddidirler. Peygamberlerin imamı Hz. Rasulullah (s.a.v) Efendimiz her ne söylemiş ise Hakk tarafından tasdik edilmiştir. Ayrıca gelecekle ilgili ne buyurmuşsa zaman onu tasdik edecektir. Dünya ve ahiretle ilgili her sözü gerçekleşecek, her kelimesi yerini bulacak, her haberi tahakkuk edecektir. Hz. Kur'an'ın şehadetiyle Efendimiz (s.a.v), peygamber sıfatıyla ne söylermişse Cenab-ı Hakk'ın vahyi ile söylemiştir. Kendi heva, heves ve hesabıyla konuşmamıştır.(Necm 3-4) |