KIYAMETİN KOPUŞU-SUR'A ÜFLENİŞ

Kıyamet, Allahu Teala'nın celal sıfatlarının tecellisidir. Azamet sahibi Yüce Allah, yoktan var ettiği yerleri, gökleri ve içindekileri ölüm ve yıkımla yüzyüze getirecektir. Ayetler bu konuyu çok açık, net ve dehşetli bir şekilde anlatmaktadır. Konu ile ilgili ayetler kıyametin kopuş hâlini ve manzarasını özetle şöyle gözler önüne sermektedir:

Kıyamet, Hz. İsrafil'in (a.s) Sur'a üflemesi ile ansızın başlar. Onun gürültü ve sarsıntısı çok büyük olur. Öyle ki, onu gören ve sesini duyan hamile kadın dehşetten çocuğunu düşürür. Kucağında yavrusunu emziren kadın, onu bir tarafa fırlatıp basınının derdine düşer. İnsanların aklı başından gider; herkes sarhoşlar gibi sendeler; kimse ne dediğini, nereye gittiğini bilmez.( Hac, 1-2.)Alışılmadık, beklenmedik zuhuratlar başlar. İnsanlar hayret, dehşet ve acziyet içinde kalır; tam bir zillet hâli yaşanır. Herkes korku içinde: "Bu yere ne oluyor?" deyip durur.( Zilzal Suresi.) Hiç hayal ve tahmin edilmeyen büyük olaylar, kolayca peşpeşe meydana gelmeye başlar. Bir kere emir verilmiştir. Artık onu yalanlayacak veya önleyecek hiç kimse yoktur. Kainat, Yüce Yaratıcısının emrine tabidir. Yer gök O'nun emrine kulak vermekte ve her ne emrederse yapmaktadır. O gün tam bir dehşet günüdür.

Güneş katlanıp durulur. Yıldızlar yörüngelerinden fırlar, parça parça olup dökülür. Dağlar yürütülür. Sonra biribirine çarpıp toz duman olur. Herkes elindeki kıymetli eşyayı, malı, hayvanı terkeder; başının derdine düşer. Vahşi hayvanlar korkudan siner kalır, hepsi bir araya toplanır. Hiçbirisinde vahşilik ve yabanilik kalmaz. Denizler tutuşur, yanar ve kaynar. Kabirdekilere "Kalkın!" emri verilir, bütün çürümüş cesetler bir araya gelir ruhla birleşir, tekrar dirilir.

Bütün varlık mahşere sevkedilir. Amelleri ortaya konur, hesapları görülür.( Bu sahneler için Tekvir ve infitar surelerine bakınız.)

Allahu Teala kıyamet günü göğü ve yeri ne yapacağını şöyle beyan buyuruyor:

"O gün göğü kağıt dürer gibi düreriz. Onu ilk yarattığımız gibi, yeniden şekillendiririz. Bu yapacağımız kesin bir vaattir. Hiç şüphesiz biz va'dettiğimiz şeyleri muhakkak yaparız."( Enbiya, 104.)

"O gün yer başka bir yere çevrilir; gök de başka bir göğe çevrilir. Ve bütün insanlar hesap için tek ve kahhar olan Allah'ın huzuruna çıkarılır."( ibrahim, 48.)

"O gün bir üfleme ile Sur'a üfürülür ve kıyamet kopar. Yer ve dağlar kaldırılıp biribirlerine tek çarpışla çarpılıp darmadağın edilir. Gök yarılır ve çöker. O gün Rabbinin arşını sekiz melek taşır. Ey insanlar, o gün hesap için huzura alınırsınız. Size ait hiçbir sır gizli kalmaz, hepsi ortaya konur."( Hakka, 13-18.)

"Onlar, başlarına gelecek kıyameti ve azabı (ihtimalden) uzak görüyorlar. Biz ise çok yakın görüyoruz. O gün gökyüzü erimiş maden gibi olur. Dağlar da çırpılıp atılmış yüne döner. O gün hiçbir dost diğer dostunun halini soramaz."( Meâric, 6-10.)