Emri bi'l ma'ruf ve nehyi an'il münker (İyiliği emretmek, kötülükten sakındırmak) dinin en büyük temeli ve dayanağıdır. Allah Teâlâ'nın bütün peygamberlerini, devam ettirmesi için gönderdiği biricik önemli meselesidir. Eğer bu vazife yapılmazsa, ilmi ve ameli dumura uğrarsa, kesinlikle peygamberlik vazifesi muattal olur, diyânet temelinden yıkıma uğrar. Başıboşluk hâkim olur ve dalâlet yayılır. Cehâlet alabildiğine dağılır. Fesad, insanların iliklerine kadar işler. Yırtık oldukça genişler, memleketler harap ve kullar helâk olurlar. Fakat helâk olduklarını ancak kıyâmet gününde anlarlar. Olmasından korktuğumuz şey (maalesef)olmuştur! İnnâ lillah ve innâ ileyhi râciûn (Biz Allah'tan geldik ve Allah'a dönücüleriz). Zira bu büyük temelin çalışması ve ilmi yıkıma uğramış, hakîkat ve âdeti tamamen ortadan kalkmıştır! Dolayısıyla halka yağcılık kalpleri kaplamış, Yaratıcının murâkebesi ve mülâhazası kalplerden tamamen silinmiş. İnsanlar nefislerinin hevalarına ve şehvetlerine, akılsız hayvanlar gibi, daldıkça dalmıştır.
Yeryüzünde Allah için hiçbir kınayıcm
kınamasından perva etmeyecek doğru bir mü'min pek nadir kalmıştır. Bu
bakımdan bu boşluğun kapatılması için gayret sarfeden, bu gediği kapatmaya
çalışan, bu uğurda ya çalışma yönünü üzerine alan veya bu çalışmayı infaz
ve tatbik etmeyi taahhüd ve tekeffül eden, bu yıkıma uğramış sünneti
yenileyen, onun ağır yükünü omuzuna alan ve onu ihyâ etmek hususunda
çalışma ve gayretten geri kalmayan bir kimse, bütün insanların arasından
zamanın öldürdüğü bir sünneti ihyâ etmek için seçilmiş bir kul,
yüceliğinin yanında yakınlık dereceleri pek küçülen, yaklaştırıcı bir
dereceyi seçmiş bulunuyor. Biz bu bahsi dört bölümde izaha çalışacağız.
Birinci Bölüm: Emri bi'l ma'ruf ve nehyi an'il münker in farziyeti ve
fazileti
İkinci Bölüm: Rükünleri ve şartları
Üçüncü Bölüm: Emri bi'l ma'ruf ve nehyi an'il münker'in yolları ve âdeten
yapılan münkerler
Dördüncü Bölüm: Sultanlara emri bi'l ma'ruf ve nehyi an'il münker'de
bulunmak