Hz. Peygamber'i öven
bir zat der ki: 'Ne ondan önce, ne de sonra ona benzer kimseyi görmedim.
İslâmiyet'e aykırı olmamak şartıyla kendisinden istenilen şeyi verirdi'.
Bir kişi Hz. Peygamber'e gelip istedi. Hz. Peygamber iki dağın arasını
dolduracak kadar ona koyun verdi. Kişi kavmine dönüp gelince onlara şöyle
dedi: İslâm olunuz! Çünkü Muhammed, fakirlikten korkmayan bir kişinin
cömertliğiyle veriyor.Hz. Peygamber'den birşey istensin de Hz. Peygamber de
hayır desin!'(203)
Hz. Peygamber'e bir ara doksan bin dirhem ganimet getirildi. Onu bir hasırın üzerine döktü, sonra kalkıp fakir ve fukaraya taksim etti. Her gelip isteyeni boş çevirmedi.Ta ki, doksan bini bitirinceye kadar...Bir kişi gelip Hz. Peygamber'den birşeyler istedi. O da şöyle dedi: 'Benim nezdimde birşeyler yok! Fakat git benim namıma borç et! Eğer birşeyler gelirse onu öderiz!' Bu durum karşısında Hz. Ömer 'Senin güç yetiremediğini Allah sana yüklememiştir' dedi. Bu söz karşısında Hz. Peygamber (s.a) bozuldu ve gelen kişi (Hz. Peygamber'e) şöyle dedi: 'Ey Allah'ın Râsûlü! Allah yolunda infak et! Arşın sahibi olan Allah Teâlâ'nın seni fakir bırakacağından korkma!' Bu söz üzerine tebessüm etti ve yüzünde sevgi alâmetleri belirdi.(204)
Hz. Peygamber (s.a) Huneyn savaşından dönerken bedeviler gelip mal istediler. Hatta Hz. Peygamberi bir ağaca sığınmaya mecbur ettiler. Arkadan Hz. Peygamber'in abası çıkarıldı. Bunun üzerine Hz. Peygamber durdu ve şöyle dedi:Benim abamı veriniz! Eğer elimde bu ağaçlar kadar mal olsaydı muhakkak sizin aranızda taksim ederdim. Sonra beni cimri olarak görmez, yalancı ve korkak olarak müşahede etmezdiniz.(205)
201)Müslim,Buhârî
202)Tirmizî
203)Müslim,Buhârî
204)Buhârî
205)Buhârî