Bu bakımdan dinlemeleri, kulak vermeleri de O'nadır. Zira O onların basiretle rini ve kulaklarını kendisinden başka herşeye kapatmıştır, dostluğuna seçtiği kullar onlardır. Esfiya ve seçkin kullarının arasından onları seçmiştir.
Salat ve selâm O'nun risaletiyle vazi feli olarak gönderilen Hz. Peygamber'e, hakkın önder ve rehberleri olan âline ve ashabına olsun!
Kalpler ve sırlar esrarın hazineleri ve cevherlerin merkezleri dirler. Ateşin demir ile taşta gizlendigi gibi, cevherler de oralarda gizlenmiştir. Suyun toprak ile taşlar arasında gizlendiği gibi cev herler de o kalp ve sırlarda gizlenmiştir. O gizli cevherleri açığa çıkarmanın yolu ancak semânın çıkışlarıdır. Kalplere, ancak se mâların dehlizinden varılır.
Bu bakımdan vezinli, kafiyeli ve lezzet verici nağmeler oradan çıkar, oranın iyilik veya kötülüklerini açığa çıkarır. Bu bakımdan ancak hareket anında kalbin içeri sinde saklı bulunanlar kalpten çıkıverir. Tıpkı kabIn sadece için dekini dışarıya sızdırdığı gibi...
Bu bakımdan semâ kalp için şaşmaz bir mihenk taşıdır. Konuşan bir miyardır. Semâ'nın nefesi kalbe varır varmaz kalpte hâkim bulunan durum derhal harekete geçer. Kalplerin tabii olarak duyduklarına muti oldukları ve duyu lan nağmelerin gelişiyle kalplerdeki gizli durumların meydana çıktığı zaman da o nağmelerle kalplerin kötülükleri keşfolunup iyilikleri belirir. (Bunun için) semâ ve vecd hakkındaki hükmü açıklamak, semâ ve vecd'de bulunan fayda ve âfetleri beyan etmek, burada müstehab olan âdâb ve durumları, semâ ve vecd'in mah zurlarından mı veya mübahlarından mı olduğu hususundaki ulemanın ihtilafını belirtmek farzoldu.
İşte biz bunu iki bölümde izah edeceğiz.
Birinci bölüm: Semâ'nın mübahlığı hakkında ulemanın ihtilafı
İkinci Bölüm: Semâ'nın âdâbı ve tesiri
1) Sema: Dönmek, işitmek, çalgıyla cemiyyet etmek ve ayarlamak; Vecd: Aklm gitmesi, üzüntülü olmak, muhabbet ve iştiyakın selbedilmesi. (Ahterî)