67 ALTMIŞYEDİNCİ MEKTÛB

Bu mektûb, Hân-ı Hânâna yazılmıştır. Bir muhtacın gönderildiği bildirilmektedir:

Allahü teâlâ, bizi ve sizleri Peygamberlerin efendisinin yolunda bulundursun. Zâhirimizi ve bâtınımızı bu yoldan ayırmasın. Bu duâmıza âmîn diyenlere rahmet eylesin! Çok mühim olan iki şey, elimde olmıyarak, bu yazımla başınızı ağrıtmaya beni sürükledi. Birincisi, incindiğimizi zannetmeyiniz. Belki sevgimiz ve ihlâsımız artmaktadır. İkincisi fazîlet ve salâh sahibi olan bir muhtacın ihtiyacını bildirmektir. Kendisi marifet ve şühûd zînetleri ile süslüdür. Nesebi kerim, hasebi şeriftir. Muhterem efendim! Doğru sözü bildirmek biraz acı olur. Çoklarına çok acı gelir. Az kimseye de az acı gelir. Bu acılığı bal gibi tatlı olarak alabilecek ve daha var mı diyecek mes'ûd bir kimse lâzımdır.

Hâllerin değişik olması, mahlûkların sıfatıdır, özelliğidir. Temkîne yâni hâllerin değişmemesine kavuşanlar da, az da olsa değişiklikten kurtulamaz. Zevallı mahlûk, çok olur ki, celâl sıfatlarının saltanatı altında kıvranır. Başka zaman da, cemâl sıfatlarının esîri olur. Bir zaman (Kabz) yâni sıkıntı olan yerdedir. Başka zaman (Bast), genişlik meydanındadır. Her zamanın hükmleri birbirine benzemez. Dün öyle idi. Bugün böyledir. Hadis-i şerifte, (Müminin kalbi, Allahü teâlânın parmaklarından iki parmak arasındadır. [Yâni Onun kudreti altındadır.] Kalbi, istediği gibi değiştirir) buyuruldu. Vesselâm.

geri    mektubat    ileri