82 SEKSENİKİNCİ MEKTÛB
Bu mektûb, İskender Hân-ı Lodîye yazılmıştır. Mâ-sivâyı unutmadıkca, kalbin selâmet bulamayacağı bildirilmektedir:
Hak teâlâ, hep kendisi ile bulundursun. Kendisinden başkası ile olmaya bırakmasın. Mîraç gecesi, gözü Allahü teâlâdan hiç ayrılmayan insanların en üstünü hurmetine, bu duâmızı kabûl buyursun! Bize ve size herşeyden önce lâzım olan şey, kalbi Allahü teâlâdan başka şeylerin hepsinden kurtarmaktır. Kalbin bu selâmete kavuşabilmesi için, Hak teâlâdan başka hiçbir şeyin kalbden geçmemesi lâzımdır. Kalbden hiçbirşeyin geçmemesi için de, mâ-sivâyı yâni Allahü teâlâdan başka herşeyi unutmak lâzımdır. Bunları unutmaya (Fena) denir. Bu yolun büyükleri buyuruyorlar ki, (Allahü teâlâdan başka herhangi birşeyi kalbden geçirmek için uğraşılsa, hiç geçmemelidir). İş bu dereceye varmadıkca, kalb selâmet bulamaz. Bugün, bu nîmete kavuşan kimse, anka kuşu gibidir. Yâni yoktur. Hattâ buna inanacak kimse de, kalmamıştır. Arabî beyt tercümesi:
Nîmete kavuşanlara nîmetler âfiyet olsun.
zevallı fakir âşık, birkaç damla ile doysun.
Daha çok ne yazayım? Önceniz ve sonunuz selâmet olsun!